Bloglara Dön
Avrupa'da Bebek Ürünü Kiralama Neden Bu Kadar Yaygın, Türkiye'de Neden Yeni?
11 Eylül 20268 dk okuma

Avrupa'da Bebek Ürünü Kiralama Neden Bu Kadar Yaygın, Türkiye'de Neden Yeni?

İtalya'da bir aile, bebek arabasını kutusundan çıkarmadan önce genellikle iki seçenekle karşılaşır: satın almak veya Babonbo gibi bir platform üzerinden kiralamak. Bu seçim, İtalya'da veya Almanya'da artık sıra dışı bir davranış değil, gündelik bir tüketici alışkanlığı. Türkiye'de ise aynı seçenek, henüz yeni yeni tanınan, çoğu ailenin ilk kez duyduğu bir kavram.

Bu fark tesadüf değil. Altında, tüketim alışkanlığından şehir yapısına, güven kültüründen pazar olgunluğuna kadar birkaç farklı katman var. Bu yazıda o katmanları tek tek açıyoruz; ne Avrupa'yı idealize ediyoruz ne de Türkiye'yi geride bırakılmış gibi gösteriyoruz. Sadece neden farklı hızlarda ilerlediğini anlamaya çalışıyoruz.

Avrupa'da Kiralama Kültürü Nereden Geliyor?

Avrupa'da paylaşım ekonomisi, bebek ürünlerinden çok önce başka alanlarda kök saldı. Araç paylaşımı, ofis paylaşımı, hatta kıyafet kiralama gibi modeller, bebek ürünü kiralamasından önce zaten yaygındı. Bu, tüketicilerin "sahip olmak yerine erişmek" mantığına daha önceden alışık olduğu anlamına geliyor.

İtalya merkezli Babonbo, hem uzun hem kısa süreli bebek ekipmanı kiralama hizmeti sunuyor ve mobil uygulamasının devreye girmesiyle birlikte Avrupa'nın farklı ülkelerine ve Amerika Birleşik Devletleri'ne yayılmaya başladı. Almanya'da ise Räubersachen adlı bir girişim, organik yün ve pamuktan üretilmiş bebek kıyafetlerini kiralayıp onararak yeniden kullanıma sokuyor; bu model, Avrupa Birliği'nin Döngüsel Ekonomi Platformu tarafından da bir iyi uygulama örneği olarak kayda geçirilmiş durumda.

Bu iki örnek, aslında Avrupa'daki kiralama kültürünün tek bir şirketten değil, birden fazla ülkede paralel şekilde gelişen bir eğilimden beslendiğini gösteriyor. Yani mesele "bir şirket bunu başardı" değil, "birden fazla toplum bu davranışı zaten benimsemişti" meselesi.

Sürdürülebilirlik Söylemi Avrupa'da Daha Erken Davranışa Dönüştü

Avrupa'da çevre bilinci ve sürdürülebilirlik kavramları, kamuoyunda uzun süredir tartışılıyor ve bu tartışma zamanla somut tüketici alışkanlıklarına dönüştü. Bebek ürünlerinin kısa ömürlü ve hızlı atık üreten bir kategori olması, bu bilincin doğal bir hedefi haline geldi. Bir aile için "bu ürünü satın almak yerine kiralarsam daha az atık üretirim" cümlesi, Avrupa'da artık açıklama gerektirmeyen bir mantık.

Türkiye'de de sürdürülebilirlik kavramı giderek daha fazla konuşuluyor, ama bu konuşmanın somut satın alma kararlarına dönüşmesi daha yeni başlıyor. Bu bir eksiklik değil, sadece bir zamanlama farkı; her toplumda söylemin davranışa dönüşmesi zaman alıyor.

Şehir Yapısı ve Ev Büyüklükleri Farklı Bir Baskı Yaratıyor

Avrupa'nın büyük şehirlerinde küçük daire ve depolama alanı sorunu onlarca yıldır konuşuluyor. Bu da bebek ürünleri gibi hacimli ve kısa süreli kullanılan eşyaları evde tutmayı, doğal olarak daha az cazip hale getiriyor.

Türkiye'de de benzer bir baskı var, hatta büyükşehirlerde giderek artıyor. Ancak bu baskının farkındalığa ve sonrasında alışkanlık değişikliğine dönüşmesi süreci, Avrupa'daki şehirlere göre daha geriden geliyor. Yani sorunun kendisi benzer, ama sorunun "kiralama" gibi bir çözümle ilişkilendirilmesi Türkiye'de henüz yeni bir bağlantı.

Türkiye'de Neden Daha Yeni? Kültür, Güven ve Pazar Olgunluğu

Türkiye'de bebek ürünü kiralama modelinin yeni olmasının birkaç farklı nedeni var, ve bunların hiçbiri tek başına yeterli bir açıklama değil.

Birincisi, sahiplik kültürü. Türkiye'de bebek ürünleri, geleneksel olarak aileden aileye devredilen, saklanan ve "ileride lazım olur" mantığıyla tutulan eşyalar. Bu kültürel alışkanlık, kiralama fikrine karşı doğal bir direnç yaratıyor; çünkü kiralamak, bir bakıma "sahip olmamayı" içeriyor ve bu, alışılmış davranışın dışında kalıyor.

İkincisi, güven meselesi. Kiralık bir ürünü kullanmak, o ürünün temiz, güvenli ve iyi bakılmış olduğuna dair bir güven gerektiriyor. Bu güven, Avrupa'da yıllar içinde platformların şeffaf süreçleri ve düzenli kullanıcı deneyimleriyle inşa edildi. Türkiye'de ise bu güvenin inşası henüz yeni başlıyor; her yeni kullanıcı, aslında modelin kendisini de test ediyor.

Üçüncüsü, pazar olgunluğu. Avrupa'da bebek ürünü kiralama, paylaşım ekonomisinin çok daha geniş bir ekosisteminin parçası olarak büyüdü. Türkiye'de ise e-ticaret altyapısı, lojistik ağlar ve dijital ödeme alışkanlıkları son on yılda hızla gelişti, ama bu altyapının bebek ürünleri gibi niş ve güven gerektiren bir kategoriye uyarlanması zaman alıyor.

Aşağıdaki tablo, iki bölge arasındaki farkı özetliyor.

FaktörAvrupaTürkiye
Paylaşım ekonomisi kültürüOnlarca yıllık, yerleşikYeni gelişmekte
Sürdürülebilirlik davranışıSöylemden davranışa dönüşmüşSöylem düzeyinde güçlü, davranışta yeni
Şehir/ev büyüklüğü baskısıUzun süredir mevcutArtan, ama yeni fark edilen
Sahiplik kültürüZayıflamaktaGüçlü, yavaş değişiyor
Platform güveniYerleşik, çok oyunculu pazarYeni kurulmakta

Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var: bu tablo, Türkiye'nin geride olduğu anlamına gelmiyor, sadece farklı bir evrede olduğu anlamına geliyor. Her pazar, kendi sosyal ve ekonomik koşullarına göre bu modele farklı bir hızda ulaşıyor.

Bu Fark Kapanacak mı?

Kesin bir tahmin yapmak zor, ama bazı işaretler yönü gösteriyor. Türkiye'de büyük şehirlerde ev büyüklüklerinin küçülmesi, ekonomik koşulların ailelerin harcama kararlarını daha dikkatli tartmasına yol açması ve genç ebeveyn kuşağının dijital platformlara olan aşinalığı, bu modelin benimsenmesini hızlandıran faktörler arasında.

Ancak bu değişim otomatik değil. Güven, tek seferde değil, tekrarlanan iyi deneyimlerle inşa ediliyor. Her aile, kiralık bir ürünü ilk kez kullandığında aslında sadece o ürünü değil, modelin kendisini de deniyor. Bu da platformların sorumluluğunu artırıyor; sadece ürün sunmak değil, güveni her etkileşimde yeniden kazanmak gerekiyor.

Bebigo, Türkiye'de bu modelin öncülerinden biri olarak, Avrupa'da yıllar içinde oturmuş bir davranışı, Türkiye pazarının kendi koşullarına uyarlamaya çalışıyor. Bebek arabası, oto koltuğu, kanguru ve mama sandalyesi gibi kısa süreli kullanılan ürünleri kiralayarak, hem Avrupa'daki bu eğilimin bir parçası olmak hem de Türkiye'ye özgü ihtiyaçlara cevap vermek mümkün. 

Eğer siz de bu modeli merak ediyor ama henüz denememiş olan ailelerdenseniz, Bebigo üzerinden ihtiyacınız olan ürüne göz atarak kiralamaya başlayabilirsiniz. 

Kaynaklar

1- Forbes, İtalya merkezli bebek ürünü kiralama platformu Babonbo'nun Avrupa ve ABD'ye yayılması: https://www.forbes.com/sites/garydrenik/2021/10/28/how-renting-baby-equipment-is-saving-time-money-and-the-environment/

2- Avrupa Birliği Döngüsel Ekonomi Platformu, Almanya merkezli bebek kıyafeti kiralama girişimi Räubersachen: https://circulareconomy.europa.eu/platform/en/good-practices/renting-baby-clothes-raubersachen

Bu yazıyı beğendiniz mi? Paylaşın!

Hemen Bilgi Al
Avrupa'da Bebek Ürünü Kiralama Neden Bu Kadar Yaygın, Türkiye'de Neden Yeni? | Bebigo